adjective

informed

bilgili, bilinçli, haberdar

We need to make an informed decision.

Bilinçli bir karar vermemiz gerekiyor.

Keep me informed about the situation.

Durum hakkında beni bilgilendirmeye devam et.

informed bir ((isim)) (bilinçli/bilgili) bir ... An informed guess is better than a random one.

to be informed about/of ((sth.)) (...hakkında) bilgisi olmak Are you fully informed about the risks?

to keep ((sb.)) informed (...-nı) bilgilendirmek Please keep me informed of any changes.

Eş anlamlılar: knowledgeable, aware, up-to-date; Zıt anlamlılar: uninformed, ignorant

'to inform' (bilgilendirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Bilgi verilmiş olma durumunu tanımlar.

'informed decision' (bilinçli karar), tüm gerçekler hakkında 'bilgilendirildikten' sonra verilen bir karardır. Ne yaptığınızı bildiğiniz anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.