noun

injustice

adaletsizlik, haksızlık

They fought against social injustice.

Sosyal adaletsizliğe karşı savaştılar.

He felt it was a great injustice.

Bunun büyük bir haksızlık olduğunu hissetti.

((sth.))'nin ((adaletsizliği)) bir durumun haksızlığı Durumun adaletsizliği onu kızdırdı.

((adaletsizliğe)) karşı savaşmak haksızlığa karşı çıkmak Birçok insan sosyal adaletsizliğe karşı savaşır.

Synonyms: unfairness, wrong, inequity; Antonyms: justice, fairness

Latince 'in-' (değil) + 'iustitia' (adalet). Kelimenin tam anlamıyla 'adalet değil'.

Parçalara ayırın: 'in-' (değil) + 'justice' (adalet). Kısacası adaletin karşıtıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.