adjective

anticipatory

beklentili, önceden yapılan

There was an anticipatory hush in the crowd.

Kalabalıkta beklentili bir sessizlik vardı.

He took anticipatory action to prevent the problem.

Sorunu önlemek için önceden önlem aldı.

((anticipatory)) + isim ((... bir))〜 beklentili bir sessizlik

Eş anlamlılar: expectant, pre-emptive; Zıt anlamlılar: unprepared, surprised

Latince 'anticipare' (önceden almak) kelimesinden gelir. 'anti-' (önce) öneki ve 'capere' (almak) kelimesinden türemiştir.

'anti-' kelimesini 'karşı' değil, 'önce' (antre gibi) anlamında düşünün. Bir şey olmadan *önce* harekete geçmekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.