noun

inlet

körfezcik, giriş, ağız

We found a small, hidden inlet.

Küçük, gizli bir körfezcik bulduk.

The machine has a water inlet.

Makinenin bir su girişi var.

((bir inlet)) denizden veya gölden karaya doğru uzanan dar su alanı. We found a small, hidden inlet.

((bir inlet)) bir sıvının veya gazın bir makineye girebildiği açıklık. The machine has a water inlet.

Eş anlamlılar: koy, körfezcik, giriş; Zıt anlamlılar: burun

'in' (içeri) + 'let' (izin vermek) kelimelerinden gelir. Suyun içeri girmesine izin veren yer.

Suyun 'içeri' (in) girmesine 'izin veren' (let) bir geçit olarak düşünün. Hem coğrafi hem de mekanik anlamda kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.