adjective

inner

iç, dahili, içsel

The inner pages of the book were torn.

Kitabın iç sayfaları yırtılmıştı.

He found his inner peace through meditation.

Meditasyon yoluyla iç huzurunu buldu.

((bir şeyin)) iç ((isim)) bir şeyin iç kısmı The inner pages of the book were torn.

((birinin)) iç ((isim)) birinin zihni veya ruhuyla ilgili He found his inner peace through meditation.

Eş anlamlılar: internal, inside; Zıt anlamlılar: outer, external

'in' kelimesinin karşılaştırma biçimi. Eski İngilizce 'innera' kelimesinden gelir.

'Outer' (dış) kelimesinin zıttıdır. Bir şeyin 'içinde' olanı ifade ettiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.