noun

innocence

masumiyet, suçsuzluk

The court proved his innocence.

Mahkeme onun masumiyetini kanıtladı.

She has the innocence of a child.

Bir çocuğun masumiyetine sahip.

((birinin)) masumiyeti (birinin) masumiyeti Avukat, müvekkilinin masumiyetini savundu.

((birinin/bir şeyin)) masumiyeti (birinin/bir şeyin) masumiyeti Çocukluğun masumiyetini özlüyorum.

Synonyms: saflık, suçsuzluk; Antonyms: suçluluk, yozlaşma

Latince 'in-' (değil) + 'nocere' (zarar vermek) kelimelerinden gelir, kelimenin tam anlamıyla 'zarar vermeyen' demektir.

'in-no-sense of guilt' (suçluluk duygusu içinde olmama) olarak düşünün. Bu, yanlış bir şey yapmamış olma fikrine bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.