adjective

insatiable

doyumsuz, açgözlü

He has an insatiable appetite for knowledge.

Onun doyumsuz bir bilgi iştahı var.

Her insatiable curiosity led to many discoveries.

Onun doyumsuz merakı birçok keşfe yol açtı.

doyumsuz bir ((isim)) an insatiable ((noun)) He has an insatiable appetite for knowledge.

Eş anlamlılar: bastırılamaz, obur, açgözlü; Zıt anlamlılar: doyurulabilir, tatmin olmuş

'in-' (olumsuzluk) ön eki + 'satiate' (tamamen tatmin etmek). 'Tatmin edilemeyen' anlamına gelir.

'in-satisfy-able' (tatmin edilemez) gibi düşünün. Asla tatmin edilemeyen bir iştah veya merak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.