adjective

insecure

güvensiz, emniyetsiz, kendine güvensiz

He feels insecure about his appearance.

Dış görünüşü konusunda kendine güvensiz hissediyor.

The building's foundation is insecure.

Binanın temeli emniyetsiz.

Their hold on the market is insecure.

Piyasadaki hakimiyetleri güvensiz.

insecure ((about sth.)) (bir şey) hakkında kendine güvensiz She is insecure about her abilities.

insecure sağlam veya sabit olmayan The ladder felt very insecure.

Eş anlamlılar: belirsiz, endişeli, istikrarsız; Zıt anlamlılar: kendinden emin, güvenli, istikrarlı

'in-' (değil) öneki + 'secure' (güvenli, endişesiz) kelimesinden gelir.

'in-' öneki 'değil' anlamına gelir, yani kelimenin tam anlamıyla 'güvenli değil' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.