verb

insert

sokmak, yerleştirmek, eklemek

Insert the key into the lock.

Anahtarı kilide sokun.

Please insert your name in the blank.

Lütfen adınızı boşluğa yazın.

((sth.)) ((into/in sth.)) (bir şeyi) (-in içine) sokmak/yerleştirmek She inserted the coin into the machine.

Eş anlamlılar: sokmak, yerleştirmek, eklemek; Zıt anlamlılar: çıkarmak, sökmek

Latince 'inserere' kelimesinden, 'in-' (içine) + 'serere' (birleştirmek, bağlamak).

Bir şeyi bir 'SERT' (yuva veya dizi) 'İÇİNE' koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.