adjective

insightful

anlayışlı, içgörülü, kavrayışlı

Her analysis of the problem was very insightful.

Sorunla ilgili analizi çok anlayışlıydı.

He gave an insightful speech about the future.

Gelecek hakkında içgörülü bir konuşma yaptı.

((isim)) anlayışlı anlayışlı bir yorum

Synonyms: perceptive, discerning; Antonyms: superficial, obtuse

'in-' (içine) + 'sight' (görüş) + '-ful' (dolu) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyin içine bakma ile dolu'.

Bir şeylerin gerçek doğasını görmek için 'iç-görüye' veya röntgen görüşüne sahip olduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.