noun

antidote

panzehir, çare

They quickly administered the antidote for the snakebite.

Yılan ısırığı için panzehiri hızla uyguladılar.

Laughter is a great antidote to stress.

Kahkaha, strese karşı harika bir panzehirdir.

((bir panzehir)) ((için/karşı)) bir şeye karşı bir çare Yılan ısırığı için panzehiri uyguladılar.

Synonyms: çare, tedavi, karşı önlem

Yunanca 'antidoton' (karşı verilen) kelimesinden, 'anti-' (karşı) + 'doton' (verilen).

Bunu bir zehire karşı 'anti-doz' olarak düşünün. Zehirin dozunu etkisiz hale getirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.