noun

instance

örnek, vaka, durum

This is a classic instance of his poor judgment.

Bu, onun zayıf muhakemesinin klasik bir örneğidir.

For instance, you could take a different route.

Örneğin, farklı bir rota izleyebilirsin.

((bir şeyin bir örneği)) bir şeyin bir misali Bu, onun zayıf muhakemesinin klasik bir örneğidir.

((örneğin)) misal olarak Örneğin, farklı bir rota izleyebilirsin.

Eş anlamlılar: örnek, vaka, olay, tasvir

Latince 'varlık, aciliyet' anlamına gelen 'instantia' kelimesinden, bu da 'üzerinde durmak, baskı yapmak' anlamına gelen 'instare'den gelir.

Bunu, örnek teşkil eden belirli bir 'an' (instant) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.