adjective

antiquarian

antikacı, eski eserlerle ilgili

He has an antiquarian interest in old maps.

Eski haritalara karşı antikacı ilgisi var.

The shop sells antiquarian books.

Dükkan antika kitaplar satıyor.

((isim)) antikacı, eski eserlerle ilgili She visited an antiquarian book fair.

Eş anlamlılar: historical, archaic

Latince 'antiquarius' (antikalarla ilgili) kelimesinden gelir, bu da 'antiquus' (eski, antik) kelimesinden türemiştir.

'Antika'larla uğraşan veya onları inceleyen birini düşünün. Bu kelime bu faaliyetle ilgilidir. Aynı zamanda böyle bir kişi için isim olarak da kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.