adjective

instrumental

önemli rol oynayan, etkili, enstrümantal

She was instrumental in our success.

Başarımızda onun rolü büyüktü.

I enjoy listening to instrumental music.

Enstrümantal müzik dinlemekten hoşlanırım.

(bir şeyde) ((önemli rol oynamak)) Başarımızda onun rolü büyüktü.

((enstrümantal)) müzik Enstrümantal müzik dinlemekten hoşlanırım.

Eş anlamlılar: crucial, vital, key, essential

'instrument' kelimesine sıfat yapan '-al' ekinin eklenmesiyle türetilmiştir.

'Instrumental' (önemli rol oynayan) biri, bir şeyi başarmak için gereken anahtar bir 'alet' (instrument) gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.