insufficient
Çeviri
yetersiz, eksik
Örnekler
There is insufficient evidence to prove his guilt.
Onun suçunu kanıtlamak için yetersiz delil var.
Our food supply is insufficient for the winter.
Kış için yiyecek tedarikimiz yetersiz.
Dilbilgisi Kalıpları
((for sth./sb.)) bir şey/biri için yetersiz The funds are insufficient for the project.
((to do sth.)) bir şey yapmak için yetersiz His strength was insufficient to lift the box.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: inadequate, lacking; Zıt anlamlılar: sufficient, adequate
Etimoloji
'in-' (değil) öneki + 'sufficient' (yeterli). Kelimenin tam anlamıyla 'yeterli değil' demektir.
Hafıza İpuçları
'in-' ekinin genellikle 'değil' anlamına geldiğini unutmayın, bu nedenle bu kelime 'yeterli değil' olarak ayrılabilir.