verb

insult

hakaret etmek, aşağılamak

He insulted her in front of everyone.

Onu herkesin önünde aşağıladı.

Don't insult my intelligence.

Zekama hakaret etme.

((birine)) (birine) hakaret etmek He felt that she had insulted him.

Eş anlamlılar: offend, affront, slight; Zıt anlamlılar: compliment, praise

Latince 'insultare' (üstüne atlamak, alay etmek) kelimesinden, 'in-' (üstüne) + 'salire' (sıçramak).

Birine sözlü olarak 'saldırdığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.