noun

intelligence

zeka, akıl, istihbarat, bilgi

She is a woman of great intelligence.

O, büyük bir zekaya sahip bir kadın.

The agency gathered secret intelligence.

Ajans gizli istihbarat topladı.

((of great intelligence)) büyük zekaya sahip bir kişi O, büyük bir zekaya sahip bir kadın.

Eş anlamlılar: intellect (anlık), reason (akıl), mind (zihin); Casusluk anlamında: information (bilgi), data (veri)

Latince 'intelligentia' (anlama) kelimesinden, 'inter-' (arasında) ve 'legere' (seçmek) kelimelerinden oluşan 'intelligere' (anlamak) fiilinden gelir.

'inter-lego' yani bir şeyler 'arasından seçme' yeteneği olarak düşünün, bu da zeka gerektirir. Ayrıca, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) gibi bilgi anlamına geldiğini de unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.