verb

intend

niyet etmek, amaçlamak, kastetmek

I intend to finish my work today.

Bugün işimi bitirmeye niyetliyim.

The book is intended for children.

Kitap çocuklar için tasarlanmıştır.

I didn't intend any harm.

Hiçbir zarar verme niyetim yoktu.

((to-inf)) bir şey yapmaya niyet etmek Yeni bir projeye başlamaya niyetliyim.

((sth.)) bir şeyi amaçlamak Bu sonucu amaçlamadım.

Eş anlamlılar: plan, mean, aim

Latince 'intendere' (uzatmak, yöneltmek) kelimesinden, 'in-' (doğru) ve 'tendere' (germek, uzatmak) kelimelerinden gelir.

Zihninizi veya iradenizi bir hedefe 'doğru uzattığınızı' hayal edin. Bu zihinsel resim, bir plan veya amaca sahip olma anlamıyla bağlantı kurar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.