adjective

intended

kastedilen, amaçlanan, planlanan

This gift is intended for you.

Bu hediye senin için.

The intended effect was not achieved.

Amaçlanan etki elde edilemedi.

((bir şey)) intended for ((biri/bir şey)) (biri/bir şey) için tasarlanmış This gift is intended for you.

the intended ((isim)) amaçlanan (isim) The intended effect was not achieved.

Eş anlamlılar: planlı, kasıtlı, amaçlı; Zıt anlamlılar: kazara, kasıtsız

Latince 'intendere' (uzatmak, nişan almak) kelimesinden, 'in-' (yönelik) + 'tendere' (uzatmak).

'İçine' + 'eğilim' olarak düşünün. Düşüncelerinizi belirli bir yöne 'eğiyorsunuz', bu da niyetinizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.