adjective

intent

azimli, kararlı, niyetli

He had an intent look on his face.

Yüzünde kararlı bir ifade vardı.

She is intent on winning the competition.

Yarışmayı kazanmaya niyetli.

((on/upon sth./-ing)) (bir şeyi) yapmaya niyetli olmak She is intent on winning the competition.

Eş anlamlılar: determined, focused, resolved; Zıt anlamlılar: distracted, indifferent

Latince 'uzatmak, yöneltmek' anlamına gelen 'intendere'den gelir. Birinin zihninin bir hedefe doğru 'uzatılmış' olma durumunu ifade eder.

Zihninizin bir hedefe doğru 'uzatıldığını', tamamen odaklandığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.