adjective

intentional

kasıtlı, bilinçli, maksatlı

The foul was clearly intentional.

Faul açıkça kasıtlıydı.

She made an intentional effort to be friendly.

Arkadaş canlısı olmak için kasıtlı bir çaba gösterdi.

((intentional + isim)) kasıtlı (+ isim) It was an intentional foul.

Eş anlamlılar: deliberate, purposeful; Zıt anlamlılar: accidental, unintentional

Latince 'intendere' (uzatmak, niyet etmek) kelimesinden, 'in-' (yönelik) + 'tendere' (uzatmak). '-al' eki sıfat yapar.

'intend' (niyet etmek) fiilinin sıfat halidir. Bir şeyi yapmaya 'niyet ederseniz', eyleminiz 'kasıtlı' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.