verb

interact

etkileşmek, etkileşimde bulunmak

The children interact well with each other.

Çocuklar birbirleriyle iyi etkileşim kuruyor.

The two chemicals interact to create a new substance.

İki kimyasal etkileşerek yeni bir madde oluşturur.

((biri/bir şey)) ((biriyle/bir şeyle)) etkileşmek biriyle iletişim kurmak veya tepki vermek She interacts with many clients.

Eş anlamlılar: communicate, connect, engage

'inter-' (arasında) + 'act' (hareket etmek, yapmak). Kelimenin tam anlamıyla 'birbirleri arasında hareket etmek'.

'international' (uluslararası) kelimesindeki 'inter-' ve 'act' (hareket etmek) kelimelerini düşünün. Yani, insanlar veya nesneler 'arasında hareket etmek'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.