verb

intercept

yolunu kesmek, durdurmak, ele geçirmek

The spy tried to intercept the message.

Casus mesajı ele geçirmeye çalıştı.

The defender will intercept the pass.

Savunma oyuncusu pası kesecek.

Fighter jets can intercept enemy bombers.

Savaş jetleri düşman bombardıman uçaklarının yolunu kesebilir.

((bir şeyi)) yolunu kesmek, ele geçirmek The defender will intercept the pass.

Eş anlamlılar: block, stop, seize; Zıt anlamlılar: allow, let go

Latince 'inter-' (arasında) + 'capere' (almak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'aradan almak'.

Bir futbolcunun topu 'cept' (almak) için alıcı ile topun 'inter' (arasına) girdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.