verb

interfere

müdahale etmek, karışmak, engellemek

Please don't interfere in my personal life.

Lütfen özel hayatıma karışma.

Noise can interfere with my concentration.

Gürültü konsantrasyonumu engelleyebilir.

to interfere in ((sth.)) (bir şeye) müdahale etmek Don't interfere in our conversation.

to interfere with ((sth.)) (bir şeyi) engellemek The noise interfered with his sleep.

Eş anlamlılar: meddle, intervene, obstruct; Zıt anlamlılar: help, assist, facilitate

Eski Fransızca 'entre-' (arasında) + 'ferir' (vurmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'araya vurmak'.

Kavga eden iki kişinin 'arasına' (inter) giren ve 'vurulan' (fer) birini hayal edin, yani müdahale eden.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.