adjective

interim

geçici, ara

She was appointed as the interim director.

Geçici müdür olarak atandı.

They reached an interim agreement.

Geçici bir anlaşmaya vardılar.

bir geçici ((isim)) geçici bir (isim) We need an interim solution to the problem.

Eş anlamlılar: temporary, provisional; Zıt anlamlılar: permanent, final

Latince 'bu arada' anlamına gelen 'interim' kelimesinden, 'inter' (arası) kökünden gelir.

İki kalıcı şey arasındaki 'aralığı' düşünün. 'Geçici' bir çözüm bu boşluğu doldurur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.