adjective

internal

iç, dahili

The company sent an internal memo.

Şirket dahili bir not gönderdi.

He suffered internal injuries in the accident.

Kazada iç kanama geçirdi.

((isimden önce)) iç (bir şey) Doktor iç kanama olup olmadığını kontrol etti.

Eş anlamlılar: inner, inside, domestic; Zıt anlamlılar: external, outer, foreign

Latince 'içeriye doğru, dahili' anlamına gelen ve 'inter' (içinde) kelimesinden türeyen 'internus' kelimesinden gelir.

Bir şirket 'içinde' çalışan 'intern' (stajyer) düşünün. 'Internal', içeride olanla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.