verb

intervene

müdahale etmek, araya girmek, aracılık etmek

The police had to intervene in the fight.

Polis kavgaya müdahale etmek zorunda kaldı.

She intervened to stop the argument.

Tartışmayı durdurmak için araya girdi.

Twenty years intervened between their first and last meetings.

İlk ve son görüşmeleri arasında yirmi yıl geçti.

((in sth.)) ((bir şeye)) müdahale etmek Polis kavgaya müdahale etmek zorunda kaldı.

((between sb./sth.)) ((birileri/bir şeyler)) arasına girmek Toplantıları arasında yirmi yıl geçti.

Eş anlamlılar: interfere, mediate, step in; Zıt anlamlılar: ignore

Latince 'inter-' (arası) + 'venire' (gelmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'araya gelmek'.

Tartışan iki kişinin 'arasına giren' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.