intimidate
Çeviri
gözdağı vermek, korkutmak, yıldırmak
Örnekler
He tries to intimidate his opponents.
Rakiplerine gözdağı vermeye çalışıyor.
Don't let them intimidate you into silence.
Seni susturmak için gözdağı vermelerine izin verme.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (birine) gözdağı vermek Rakiplerine gözdağı vermeye çalışıyor.
((sb.)) ((-ing için)) (birini) korkutarak (bir şey) yapmaya zorlamak Onu sözleşmeyi imzalaması için korkuttular.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: frighten, threaten, bully; Zıt anlamlılar: encourage, reassure
Etimoloji
Latince 'in-' (içine) + 'timidus' (korkan) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'korkutmak' demektir.
Hafıza İpuçları
'Timid' (ürkek) birini düşünün. 'In-timid-ate', birini ürkek veya korkak bir duruma sokmaktır.