noun

intolerance

hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük

Religious intolerance is a serious problem.

Dini hoşgörüsüzlük ciddi bir sorundur.

She has an intolerance to dairy products.

Süt ürünlerine karşı intoleransı var.

((karşı)) hoşgörüsüzlük Religious intolerance is a serious problem.

Eş anlamlılar: bağnazlık, önyargı, dar görüşlülük; Zıt anlamlılar: tolerans, kabul

'in-' (olumsuzluk) öneki + 'tolerance' (hoşgörü, tahammül). Kelimenin tam anlamıyla 'tahammül etmemek' demektir.

'in-' ekini 'değil' olarak düşünün. Yani 'hoşgörü' sahibi 'olmama' durumu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.