adjective

intrusive

müdahaleci, izinsiz giren, davetsiz

The intrusive questions made her uncomfortable.

Müdahaleci sorular onu rahatsız etti.

Intrusive thoughts can be a symptom of anxiety.

İstenmeyen düşünceler anksiyete belirtisi olabilir.

intrusive ((on sth.)) (bir şeye) müdahaleci olmak Varlıklarının mahremiyetine müdahale olduğunu hissetti.

Synonyms: invasive, prying, meddlesome; Antonyms: unobtrusive, discreet

Latince 'intrudere' (in- 'içine' + trudere 'itmek, sokmak') kelimesinden gelir. 'İçine sokmak' anlamına gelir.

Birinin burnunu istenmediği halde işlerinize 'soktuğunu' (thrust in) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.