verb

invade

istila etmek, işgal etmek, basmak

The army prepared to invade the country.

Ordu, ülkeyi istila etmeye hazırlandı.

Tourists invade the small town every summer.

Her yaz turistler küçük kasabayı istila eder.

Negative thoughts can invade your mind.

Olumsuz düşünceler zihninizi istila edebilir.

((sth.)) (bir yere) zorla girmek The army prepared to invade the country.

Eş anlamlılar: attack, assault, occupy; Zıt anlamlılar: defend, protect

Latince 'içine girmek, saldırmak' anlamına gelen 'invadere' kelimesinden gelir. 'in-' (içine) + 'vadere' (gitmek) kelimelerinden oluşur.

'in' (içine) + 'vade' (gitmek) -> bir yere zorla 'içeri girmek' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.