noun

inventory

envanter, stok, mal mevcudu

The store is doing an inventory check.

Mağaza envanter kontrolü yapıyor.

We have a large inventory of parts.

Geniş bir parça envanterimiz var.

((an inventory)) of sth. bir şeyin envanteri We made an inventory of the office furniture.

((inventory)) envanter, stok The company's inventory is too high.

Eş anlamlılar: stock, supply, list, catalog

Ortaçağ Latincesi 'inventorium' (bulunan şeylerin listesi) kelimesinden, o da Latince 'invenire' (bulmak) kelimesinden gelir.

'inventory' (envanter), bir yerde 'bulabileceğiniz' (invenire) şeylerin bir listesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.