verb

invest

yatırım yapmak, harcamak, vermek

She plans to invest in the stock market.

Borsaya yatırım yapmayı planlıyor.

He invested a lot of time in his project.

Projesine çok zaman harcadı.

((sth.)) ((in sth.)) (bir şeye) (bir şey) yatırmak Birikimlerini hisse senetlerine yatırdı.

Eş anlamlılar: fonlamak, finanse etmek, harcamak; Zıt anlamlılar: yatırımı çekmek, geri çekmek

Latince 'giydirmek, örtmek' anlamına gelen 'investire' kelimesinden gelir. 'in-' (içine, üzerine) ve 'vestire' (giydirmek) kelimelerinden oluşur. Finansal anlamı, birine yeni bir makam 'giydirme' fikrinden gelişmiştir, bu da bir para harcaması gerektiriyordu.

Paranızı koruma ve büyüme için bir 'yeleğin içine' (in a vest) koyduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.