noun

anxiety

kaygı, endişe, özlem

He suffers from social anxiety.

Sosyal anksiyeteden muzdarip.

Her anxiety to succeed was obvious.

Başarılı olma arzusu barizdi.

((about/over sth.)) bir şey hakkında kaygı She has a lot of anxiety about her exams.

((to do sth.)) bir şey yapma arzusu His anxiety to please his boss was clear.

Eş anlamlılar: worry, concern, apprehension; Zıt anlamlılar: calmness, peace

Latince 'zihinsel olarak rahatsız' anlamına gelen 'anxius'tan türeyen 'anxietas' kelimesinden gelir.

Bunu 'anxious' kelimesinin isim hali olarak düşünün. Endişe veya heves duygusudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.