verb

invite

davet etmek

She invited me to her birthday party.

Beni doğum günü partisine davet etti.

They invited him to speak at the conference.

Onu konferansta konuşma yapması için davet ettiler.

((birini)) ((bir şeye)) birini bir etkinliğe davet etmek. She invited me to the party.

((birini)) ((bir şey yapmaya)) birinden bir şey yapmasını istemek. They invited him to give a speech.

Eş anlamlılar: ask, request, summon; Zıt anlamlılar: exclude, reject

Latince 'davranmak, eğlendirmek, davet etmek' anlamına gelen 'invitare' kelimesinden gelir.

Bu, 'davetiye' (invitation) verme eylemini (fiil) ifade eden kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.