verb

invoke

başvurmak, yardıma çağırmak, uyandırmak, çağırmak

He invoked his right to remain silent.

Sessiz kalma hakkını kullandı.

The priest invoked the spirits for guidance.

Rahip, rehberlik için ruhları çağırdı.

The smell invoked memories of his childhood.

Koku, çocukluk anılarını canlandırdı.

The program invokes a function to calculate the total.

Program, toplamı hesaplamak için bir fonksiyon çağırır.

((sth.)) (bir hak, yasa vb.) başvurmak. Sessiz kalma hakkını kullandı.

Eş anlamlılar: cite (atıfta bulunmak), summon (çağırmak), evoke (uyandırmak)

Latince 'çağırmak' anlamına gelen 'invocare' kelimesinden, 'in-' (üzerine) + 'vocare' (çağırmak).

'İçeri seslenmek' gibi düşünün; bir hakkı veya bir ruhu sesinizle 'içeri' çağırmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.