adjective

involuntary

istemsiz, gönülsüz, irade dışı

Blinking is an involuntary reflex.

Göz kırpmak istemsiz bir reflekstir.

He gave an involuntary shudder of fear.

İstemsiz bir korkuyla titredi.

The company faced involuntary bankruptcy.

Şirket, zorunlu iflasla karşı karşıya kaldı.

((involuntary)) bir ((isim)) bilinçli kontrol olmadan yapılan. Göz kırpmak istemsiz bir reflekstir.

Eş anlamlılar: unintentional (kasıtsız), automatic (otomatik); Zıt anlamlılar: voluntary (gönüllü)

'in-' (olumsuzluk) ön eki + 'voluntary' (gönüllü) kelimesinden türemiştir.

'in-' ön eki genellikle 'değil' anlamına gelir. Yani bu kelime kelimenin tam anlamıyla 'gönüllü olmayan' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.