verb

involve

içermek, gerektirmek, karıştırmak, kapsamak

The job involves a lot of travel.

İş, çok fazla seyahat gerektiriyor.

Don't involve me in your argument.

Beni tartışmanıza karıştırmayın.

The accident involved three cars.

Kazaya üç araba karıştı.

((sth.)) içermek, gerektirmek. İş, çok fazla seyahat gerektiriyor.

((sb.)) ((in sth.)) (birini) (bir şeye) karıştırmak. Beni tartışmanıza karıştırmayın.

Eş anlamlılar: include (içermek), entail (gerektirmek), implicate (bulaştırmak)

Latince 'içine sarmak, sarmalamak' anlamına gelen 'involvere' kelimesinden, 'in-' (içine) + 'volvere' (yuvarlamak).

Bir duruma veya faaliyete 'dahil olduğunuzu' veya 'sarıldığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.