adjective

irate

öfkeli, hiddetli

The irate customer demanded a refund.

Öfkeli müşteri para iadesi talep etti.

He was irate about the long delay.

Uzun gecikmeden dolayı çok öfkeliydi.

((bir isimden önce sıfat olarak)) öfkeli, hiddetli The irate customer demanded a refund.

((to be)) irate ((about/at sth.)) bir şeye öfkeli olmak He was irate about the long delay.

Eş anlamlılar: angry, furious, enraged; Zıt anlamlılar: calm, serene, pleased

Latince 'iratus' (kızgın) kelimesinden gelir, bu da 'ira' (öfke, hiddet) kelimesinden türemiştir.

'irritate' (rahatsız etmek) kelimesinin çok daha güçlü bir hali olarak düşünün. Öfkeden dolayı bir şeye çok kötü bir 'rate' (puan) verdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.