adjective

ironic

ironik, alaycı

It's ironic that he became a traffic cop.

Trafik polisi olması ironik.

She has a very ironic sense of humor.

Çok ironik bir espri anlayışı var.

It is ironic that ((cümlecik)) ... olması ironik It is ironic that he failed the test.

ironik bir ((isim)) She made an ironic comment.

Eş anlamlılar: sarcastic, satirical; Zıt anlamlılar: sincere, straightforward

Yunanca 'eirōneia' (yapmacık cehalet) kelimesinden gelir. '-ic' eki sıfat yapar.

Yanan bir itfaiye istasyonu düşünün. Bu durum ironiktir çünkü beklediğinizin tam tersidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.