adjective

irresistible

karşı konulmaz, dayanılmaz

The smell of fresh cookies was irresistible.

Taze kurabiye kokusu karşı konulmazdı.

She gave me an irresistible smile.

Bana karşı konulmaz bir gülümseme verdi.

((to sb.)) (birisi) için karşı konulmaz olmak Teklif onun için karşı konulmazdı.

Eş anlamlılar: cazip, çekici; Zıt anlamlılar: direnilir, itici

'ir-' (olumsuzluk) + 'resist' (direnmek) + '-ible' (yapılabilir). 'Direnilmesi mümkün olmayan' anlamına gelir.

O kadar güzel bir tatlı hayal edin ki ona 'direnemiyorsunuz' (resist). O 'karşı konulmazdır' (irresistible).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.