noun

ivory

fildişi

The statue was carved from ivory.

Heykel fildişinden oyulmuştu.

She wore an ivory wedding dress.

Fildişi rengi bir gelinlik giyiyordu.

((malzeme olarak)) ((bir şey)) made of ivory fildişinden yapılmış (bir şey) A chess set made of ivory.

((renk olarak)) an ivory ((bir şey)) fildişi rengi (bir şey) She bought an ivory scarf.

Eş anlamlılar: (renk) krem, kirli beyaz

Eski Fransızca 'ivoire' kelimesinden, o da Latince 'ebur' (fildişi) kelimesinden gelir.

Bir filin dişini veya eski piyano tuşlarını hayal edin. Sert, kremsi beyaz bir malzemedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.