adjective

jagged

pürüzlü, sivri uçlu, dişli

The bottle broke, leaving a jagged edge.

Şişe kırılarak pürüzlü bir kenar bıraktı.

We saw the jagged peaks of the mountains.

Dağların sivri uçlu zirvelerini gördük.

pürüzlü bir ((isim)) (pürüzlü, keskin yüzeyli bir isim) Be careful with that jagged piece of glass.

((bir şey)) pürüzlüdür (bir şeyin pürüzlü, keskin bir yüzeyi vardır) The coastline is very jagged.

Eş anlamlılar: keskin, sivri, düzensiz; Zıt anlamlılar: pürüzsüz, düz

Orta İngilizce'de 'delmek' veya 'kesmek' anlamına gelen 'jag' kelimesinden türemiştir.

Bir jaguarın sivri dişlerini düşünün. 'Jagged' ve 'jaguar' kelimeleri 'jag' ile başlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.