noun

jar

kavanoz

She opened a jar of jam.

Bir kavanoz reçel açtı.

He keeps cookies in a big jar.

Kurabiyeleri büyük bir kavanozda saklıyor.

bir kavanoz ((bir şey)) bir kavanoz dolusu (bir şey) She opened a jar of jam.

Eş anlamlılar: container, pot, vessel

Arapça'da toprak su kabı anlamına gelen 'jarra' kelimesinden gelmektedir.

Bir 'kavanoz' ('jar') 'reçel' ('jam') hayal edin. Benzer sesler kelimeleri bağlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.