verb

jettison

denize atmak, vazgeçmek, kurtulmak

They had to jettison cargo to save the ship.

Gemiyi kurtarmak için yükü denize atmak zorunda kaldılar.

She decided to jettison her old, unhelpful habits.

Eski, faydasız alışkanlıklarından kurtulmaya karar verdi.

((sth.)) (bir şeyi) atmak, vazgeçmek They had to jettison cargo to save the ship.

Eş anlamlılar: atmak, vazgeçmek, terk etmek; Zıt anlamlılar: tutmak, korumak, saklamak

Eski Fransızca 'atış' anlamına gelen 'getaison' kelimesinden, 'atmak' anlamına gelen 'jeter'den türemiştir. 'Jet' kelimesiyle ilgilidir.

JET'i kurtarmak için ağır SONar ekipmanını DENİZE ATMAK (jettison) zorunda kaldılar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.