noun

jewelry

mücevher, takı

She wears expensive jewelry.

Pahalı mücevherler takıyor.

He keeps his jewelry in a small box.

Mücevherlerini küçük bir kutuda saklıyor.

((bir parça)) jewelry bir mücevher She received a beautiful piece of jewelry.

süs eşyaları, takılar

'jewel' kelimesinden türemiştir, Eski Fransızca 'jouelerie'den gelir.

Amerikan İngilizcesinde 'jewelry' sayılamayan bir isimdir. "a jewelry" değil, "a piece of jewelry" deyin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.