adverb

apart

ayrı, uzakta, parçalanmış

They live two miles apart.

İki mil arayla yaşıyorlar.

He took the engine apart.

Motoru parçalarına ayırdı.

My life is falling apart.

Hayatım darmadağın oluyor.

Apart from the cost, it's a good plan.

Maliyeti dışında, iyi bir plan.

((distance)) apart (mesafe) arayla The houses are 10 meters apart.

take ((sth.)) apart (bir şeyi) parçalarına ayırmak He took the computer apart.

apart from ((sth./sb.)) ...-den başka, ... haricinde Apart from that, everything was fine.

Synonyms: separately, aside; Antonyms: together

Eski Fransızca'da 'bir yana' anlamına gelen 'à part' kelimesinden gelir. 'a-' (yönelme) ve 'part' (parça) kelimelerini birleştirir.

'a part' (bir parça) olarak düşünün. Bir şey bütünden 'bir parça' olduğunda, 'ayrı' (apart) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.