adjective

jubilant

sevinçli, coşkulu, neşeli

The jubilant crowd cheered for the winning team.

Sevinçli kalabalık kazanan takım için tezahürat yaptı.

She was jubilant after hearing the good news.

İyi haberi duyduktan sonra sevinçten havalara uçtu.

((a jubilant)) ((isim)) bir ismin neşe dolu olduğunu belirtmek için. The jubilant crowd cheered loudly.

((biri)) jubilant ((about/at/over bir şey)) bir şey hakkında çok mutlu olmak. She was jubilant over her exam results.

Eş anlamlılar: exultant, triumphant, joyful; Zıt anlamlılar: despondent, sad

Latince 'iubilare' ('sevinçle bağırmak') fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili olan 'iubilans'tan gelir.

Özel bir yıldönümü kutlaması olan 'jübile'yi düşünün, bu 'sevinçli' olmak için bir zamandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.