verb

judging

yargılamak, değerlendirmek, hüküm vermek

Stop judging people by their looks.

İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamayı bırak.

She is judging the singing contest.

Şarkı yarışmasında jürilik yapıyor.

Judging from the sky, it will rain soon.

Gökyüzüne bakılırsa, yakında yağmur yağacak.

((sb./sth.)) ((by/on sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeye) göre yargılamak Don't judge a book by its cover.

((sth.)) (bir şeyde) jürilik yapmak He is judging the competition.

Synonyms: assessing, evaluating, appraising

Latince 'iudicare' (yargılamak) kelimesinden, 'iudex' (yargıç) kelimesinden türemiştir.

Bir 'judge' (hakim) eylemi 'judging' (yargılamak) eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.