noun

juice

meyve suyu, özsu

I like to drink orange juice for breakfast.

Kahvaltıda portakal suyu içmeyi severim.

The steak was full of juice.

Biftek sulu suluydu.

((meyve)) suyu meyveden elde edilen sıvı Kahvaltıda portakal suyu içmeyi severim.

Eş anlamlılar: liquid (sıvı), nectar (nektar), sap (özsu)

Eski Fransızca 'jus' kelimesinden, o da Latince 'ius' ('et suyu, sos, özsu') kelimesinden gelir.

Sesi 'cüz' kelimesine benzer. Cüzdanınızdan para çıkarıp meyve suyu aldığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.